1750

Kemeraltı

Kemeraltı Girişi, 1870 - 1890, Alphonse Rubellin, GRI Digital Collection.
Kemeraltı Girişi, 1870 - 1890, Alphonse Rubellin, GRI Digital Collection.
Türk Mahallesi, 1860 - 1900, GRI Digital Collection.
Türk Mahallesi, 1860 - 1900, GRI Digital Collection.
Pazar Sokağı, 1865 - 1890, Alphonse Rubellin, GRI Digital Collection.
Pazar Sokağı, 1865 - 1890, Alphonse Rubellin, GRI Digital Collection.

Kemeraltı

Dünyanın en büyük açık hava çarşılarından biri olan Kemeraltı, yüzlerce yıldır İzmir'in en önemli simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Antik Çağ'dan bu yana ticaret alanı olarak belirlenmiş olan bölge, İzmir'in bir Osmanlı kenti olarak yükselişinde çok önemli bir paya sahipti. Hanlar, bedestenler, arastalar, camiler, sinagoglar, depo yapıları, oteller, çeşmeler, kahvehaneler, lokantalar, her türlü üretimin yapıldığı atölyeler Kemeraltı'nda karmaşık ve renkli bir doku oluşturuyordu.

Panoramik İzmir Manzarası Gravürü, 1719, Chatelain Henri, David Rumsey Historical Map Collection.
Panoramik İzmir Manzarası Gravürü, 1719, Chatelain Henri, David Rumsey Historical Map Collection.

15. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girdiğinde küçük bir kasaba büyüklüğünde olan İzmir, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Akdeniz ticaretinde değişen dengelerin de yardımıyla, Doğu ürünlerinin Avrupa pazarına ihraç edildiği önemli bir liman kentine dönüşmüştür. Fransız ve İngilizler'in Osmanlı'dan aldıkları imtiyazlar sayesinde artan liman ticareti, İzmir'e olan ilginin de artmasına sebep olur. Bu dönemde yerleşim alanları Kadifekale ve eteklerinde yer alan mahallelerdeyken, ticaret bölgesi iç limanın çevresinde yoğunlaşmıştır. 17. yüzyıla girilirken Avrupa konsolosluklarının Sakız Adası'ndan İzmir'e taşınmasıyla İzmir'in nüfusu da hızla artmaya başlamıştır. Osmanlı topraklarından gelen Rum, Ermeni ve Yahudi yerleşimcilere, Avrupa'nın her ülkesinden tüccarlar katılmış, İzmir kozmopolit bir yapıya bürünmüştür.

İzmir 17. yüzyıldan itibaren sadece Doğu'dan gelen malların Avrupa'ya gönderildiği bir istasyon olmaktan çıkmış, art alanındaki verimli topraklarda yetişen meyve, sebze ve tahıl gibi gıdaların yanı sıra, pamuk, tütün, üzüm, zeytinyağı gibi endüstriyel ürünlerin yetiştirildiği bir merkeze dönüşmüştür. Doğu ile Batı arasındaki ticarette kilit nokta olma özellğini pekiştirerek girdiği 18. yüzyılda İzmir, artık Doğu Akdeniz'in en önemli liman kentlerinden biri haline gelmiştir.

İzmir Körfezi Haritası, 1528, Piri Reis, The Walters Art Museum.
İzmir Körfezi Haritası, 1528, Piri Reis, The Walters Art Museum.
Körfezden İzmir Manzarası, 1836, Fulgenzi Album, Harvard Fine Arts Library.
Körfezden İzmir Manzarası, 1836, Fulgenzi Album, Harvard Fine Arts Library.

18. Yüzyılda Kemeraltı

Nüfusu hızla artan ve yeni gelenlerin milliyetlerine göre kendi mahallelerine yerleştikleri İzmir'de, ortak kamusal alan Kemeraltı'ydı. İzmirliler tüm çarşı alışverişini Kemeraltı'nda yapıyor, İzmir'den ihraç edilen mallar buradaki limandan gemilere yükleniyor, kente gelen yabancılar ve mevsimlik işçiler buradaki hanlarda konaklıyor, İzmirliler'in büyük kısmı da burada çalışıyordu. Kentin ve ticaretin ihtiyaçlarına göre şekillenen çok sayıda yapı, Kemeraltı'nın dar sokaklarında dizilmişlerdi.

1750 Yılında İzmir 3B Görselleştirme, 2021, AREA Müzecilik.
1750 Yılında İzmir 3B Görselleştirme, 2021, AREA Müzecilik.

18. Yüzyılda İzmir Mahalleleri

Kemeraltı'nda bir Kahvehane Litografı, 1848, Auguste Raffet, Victoria and Albert Museum.
Kemeraltı'nda bir Kahvehane Litografı, 1848, Auguste Raffet, Victoria and Albert Museum.
Kemeraltı Eski Balıkhane, 1848, Auguste Raffet, Victoria and Albert Museum.
Kemeraltı Eski Balıkhane, 1848, Auguste Raffet, Victoria and Albert Museum.

İç Liman ve Liman Kalesi

İzmir kent merkezinde Roma Dönemi'nden 18. yüzyılın ortalarına kadar liman olarak kullanılan doğal bir koy bulunuyordu. Zaman içerisinde alüvyonla dolarak sığlaşan ve büyüyen İzmir'in liman ihtiyacını karşılamaktan uzaklaşan İç Liman bugün tamamen karasallaşmış, Kemeraltı Çarşısı'nın bir parçası haline gelmiştir.

İç Liman olarak kullanılan doğal koy, kentin Bayraklı'dan Konak'a taşındığı MÖ 4. yüzyıldan itibaren kullanılmış olmalıdır. Roma Dönemi'nde bu koyun askeri liman olarak kullanıldığı, liman kalesinin ilk kez bu dönemde inşa edildiği bilinmektedir. Doğu Roma Dönemi'nde yıkılıp yeniden yapılan kale, 15. yüzyılda Timur'un İzmir'i fethi sırasında yıktırılmış, Fatih Sultan Mehmed döneminde tekrar inşa ettirilmiştir. Osmanlı Dönemi kalesi 19. yüzyıla kadar varlığını korumuş, iç limanın kurutularak çarşıya dönüştürülmesinden sonra önemini yitirmiş ve yıktırılmıştır.

İç Liman 17. yüzyılda artık büyük yük gemilerinin demirleyemeyeceği kadar sığlamıştır. Kayıkların ve küçük yük teknelerinin, iskelelerine yanaşabildiği iç liman, 18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde büyük oranda sazlık ve bataklık hüviyetine bürünmüştür. Sonraki birkaç on yıl içerisinde iç liman kurutulmuş ve elde edilen yeni parseller hızlı bir biçimde hanlar, atölyeler ve işletmelerle doldurulmuştur.

İzmir Manzarası ve Hochepied Onuruna Verilen Resepsiyon, 1687-1723, Rijks Museum.
İzmir Manzarası ve Hochepied Onuruna Verilen Resepsiyon, 1687-1723, Rijks Museum.

1750 İzmir Planı ve Günümüz Haritası

Camiler

Kemeraltı bölgesi 15. yüzyıldan itibaren kentin kalbi haline gelirken, çarşıda çalışanların çok büyük kısmının Müslüman kesimden olmasından ötürü Kemeraltı'na zaman içerisinde çok sayıda cami yapılmıştır. Bugün de ayakta ve ibadete açık olan camilerin ortak özelliği, inşa edildikleri tarihte iç limanın çeperine ve sahile yapılmış olmalarıdır. Bu dönemde iç limanın daralması neticesinde ortaya çıkan yeni parsellere inşa edilen camiler, eski kıyı şeridini takip eden bir yay üzerinde konuşlanırlar.

Hanlar

Tarım ürünlerine dayanan ihracatın şehre mekansal olarak yansıması işleme, ambalajlama ve depolama alanlarının sayılarının hızla artmasıyla kendini göstermiştir. İzmir ve çevresinde üretilen tarım ürünlerinin bir kısmı (incir, üzüm, palamut, tütün vb.) kent merkezinde yer alan mekanlarda depolanıyor, burada gerekli işlemlerden geçtikten sonra ihraç ediliyordu. Bu ticarethaneler büyük oranda han ve benzeri yapılarda bulunuyordu.

Tarım ürünlerinin ihracatının yılın belirli zamanlarında yapılması, hasat dönemleri kentte önemli bir nüfus artışına neden olmaktaydı. Hasadı yapılan ve kurutulan incir develerle İzmir’deki işletmelere taşınıyordu. Bu dönemde bir handa çalışan erkek, kadın ve çocuklardan oluşan mevsimlik işçilerin sayısı 800’ü buluyordu. Bu hanların çok büyük bir kısmı iç liman ve çevresinde şekillenmişti.

İzmir Hatırası, Üzüm İşçileri, Salt Research.
İzmir Hatırası, Üzüm İşçileri, Salt Research.

19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük ihracat limanı olan İzmir’de bu dönemde 100’den fazla han bulunuyordu. Bu hanlar depolama, işleme, ambalajlama faaliyetlerinde kullanılırken, içlerinde çok sayıda özel işletme ve konaklama tesisi de yer alıyordu. Şehre çalışmak için gelen işçilerin ve hasat zamanlarında çalışmak için gelen ailelerin barınabileceği basit mekanların da bulunduğu hanlar İzmir ekonomisinin bu dönemde en önemli öğeleri arasındaydı.

Canik Elmasyan İncir Fabrikası, 1850 - 1900, Zeno.org.
Canik Elmasyan İncir Fabrikası, 1850 - 1900, Zeno.org.

1750 Yılında Mevcut Olan Hanların Dağılımı

Kiliseler

Kalabalık bir Hıristiyan nüfusun yaşadığı İzmir'de çok sayıda kilise bulunuyordu. 18. yüzyılda inşa edilmiş olan iki kilise İzmir manzarasını domine eden büyüklükteydiler. Aya Fotini'nin çan kulesi ise İzmir'in o dönemdeki en önemli simgeleri arasındaydı.

İzmir Hatırası, Aya Yorgi Ortodoks Kilisesi, AREA Müzecilik Arşivi.
İzmir Hatırası, Aya Yorgi Ortodoks Kilisesi, AREA Müzecilik Arşivi.