1910

Kordon

İzmir Rıhtımı'ndan bir görünüm, 1860 - 1900, GRI Digital Collections
İzmir Rıhtımı'ndan bir görünüm, 1860 - 1900, GRI Digital Collections.
İzmir Rıhtımı'ndan genel görünüm, 1880 - 1890
İzmir Rıhtımı'ndan genel görünüm, 1880 - 1890.
İzmir Rıhtımı, liman kesimi, arka planda Konak Pier, 1915, Library of Congress
İzmir Rıhtımı, liman kesimi, arka planda Konak Pier, 1915, Library of Congress.

İzmir Rıhtımı

İzmirlilerin günümüzde Kordon olarak isimlendirdikleri İzmir rıhtımı, yapıldığı tarihten bu yana İzmir’in en önemli simgesi durumundadır. 1876 yılında tamamlandığında İzmir'in tüm çehresini değiştirmiş, şehrin ticari potansiyelini katlanarak arttırmıştı. İzmir 20. yüzyılın başında Doğu Akdeniz'in en parlak liman kentine dönüşmüştü.

Rıhtımdan Önce İzmir

19. yüzyılda ticari potansiyelini gittikçe arttıran İzmir’in büyük tonajlı gemilerin yanaşabileceği korunaklı bir limanı bulunmuyordu. Yükler genellikle mavnalarla taşınıyor, bu da navlun bedelini oldukça arttırıyordu. Daha da kötüsü denize sıfır konumda yer alan işletmeler ve konsolosluklar zaman içerisinde kendi iskelelerini inşa etmişler, bu yolla hiçbir vergi ödemeden ticaret yapmaktaydılar. Osmanlı yönetimi ne kadar önlem alırsa alsın kaçakçılığın önüne geçemiyordu. Bu yolla bazı tüccarlar çok büyük servetler edinmişler, kentte büyük bir nüfuza sahip olmuşlardı. Bâb-ı Âli bu önemli vergi kaybının önüne geçebilmek 1860'ların başında İzmir'e bir rıhtım inşa edilmesi için ilk girişimlere başladı.

İzmir genel görünüm ve Sarı Kışla, 1850 - 1890, Jean Paul Getty Museum
İzmir genel görünüm ve Sarı Kışla, 1850 - 1890, Jean Paul Getty Museum.
1873 Depremi, 8 Mart 1873 Sayılı Illustrated London News gazetesi
1873 Depremi, 8 Mart 1873 Sayılı Illustrated London News gazetesi.

19. yüzyılın ikinci yarısı İzmir ve Ege için tam bir deprem fırtınası şeklinde geçmişti. 1865, 1866, 1867, 1871 ve 1873 yıllarında İzmir ve çevresinde peşpeşe yaşanan depremler kentte, özellikle deniz kıyısındaki işletmelere büyük hasar vermişti. 1 Şubat 1873 yılında yaşanan depremde sahilde ahşap kazıklar üzerinde yer alan çok sayıda cafe ve restaurant müşterileriyle birlikte sulara gömülmüş, büyük bir felaket yaşanmıştı. 8 Mart 1873'te yayınlanan London Illustrated News gazetesinde de konu edilen deprem, rıhtım inşaatıyla ilgili yapılan tüm itirazları boşa çıkaracak, inşaatın hızlanmasına vesile olacaktı.

Osmanlı Devleti rıhtım inşası için İzmir kökenli üç İngiliz girişimciyle gerekli imtiyazları veren bir sözleşme imzaladı. Projenin hayata geçirilmesi için 'Smyrna Quay Company' (daha sonra şirketin ismi Societe Quais de Smyrne olarak değiştirilecektir) adında bir şirket kuruldu. Rıhtımın inşaatını Akdeniz'deki büyük liman inşaatlarının hemen hemen tamamını inşa etmiş olan Dussaud Kardeşler yapacaktır.

Şirket inşaatla birlikte çıkacak yeni parselleri İzmirli firmalara satarak projeyi finanse etmeyi planlamaktadır. Ancak sözleşmeye göre şirketin rıhtımdan yapılacak tüm ticaretten pay alacak olması İzmirli firmalarda büyük memnuniyetsizlik yaratır. İzmirliler şirketi protesto ederek, satışa çıkardıkları parsellere ilgi göstermezler. Şirket 1869 yılında finansal krize girer ve batar. Aynı yıl batan şirketi Dussaud Kardeşler satın alacak ve sözleşmeyi tamamlayacaklardır. Dussaud Kardeşler orjinal planı biraz değiştirerek, gümrük bölgesinin önünde korunaklı, 20 hektarlık bir iç liman oluşturmak adına, projeye 900 metre uzunluğunda bir dalgakıran eklemiştir. Rıhtımın inşaatı 1876 yılında tamamlanmıştır. 50 ile 100 metre arasında değişen derinliklerde, toplamda 146,000 m<sup>2</sup>’lik bir alan doldurulmuştur.

İzmir Rıhtımı, 1860 - 1900, GRI Digital Collections
İzmir Rıhtımı, 1860 - 1900, GRI Digital Collections.

Projeye göre İzmir Rıhtımı Kışla-i Hümayun'dan (Sarı Kışla) başlayarak Aydın Garı'na (Alsancak Garı) kadar uzanan 4 kilometrelik sahil şeridine uygulanacaktı. Sahile dalgakıran yapılacak, denize doğru uzanan gümrük depoları ve ofislerden oluşan yapılar inşa edilecekti. Konak Pier'den Pasaport'a kadar uzanan kısım rıhtımın ticari kesimi olarak planlanmıştı. Deniz kıyısına 18 metre genişliğinde bir yol inşa edilecek, yol üzerine bir de tramvay hattı döşenecekti. Bu hat üzerinde yılın belirli günlerinde ve akşamları trenler bu hat üzerinde çalışabilecek, Konak Pier'in karşısındaki tren istasyonuna gelebileceklerdi.

Konak Atatürk Meydanı

Bugün İzmir kentinin kalbini oluşturan, Konak Atatürk Meydanı tarihsel süreç içerisinde birçok değişim ve dönüşüm geçirerek bugün gördüğümüz yapıya bürünmüştür. Meydanı oluşturan alan 1750’li yıllarda Kemeraltı’nın ve hanlar bölgesinin yan çeperinde kalan, sabunhanelerin yoğunlukta olduğu, küçük işletmeler ve atölyelerle dolu bir bölgeydi. Deniz bugünkü konumuna göre yaklaşık 40 metre daha içerideydi.

Katipzadeler Döneminde İnşa Edilen Hükümet Konağının İllustrasyonu
Katipzadeler döneminde inşa edilen hükümet konağı,

Hükümet Konağı

Bölgeye kamusal bir kimlik atfedilmesini sağlayan yapı, ayanlık sistemine göre İzmir’deki vergiyi tahsil eden ailenin konakladığı, Voyvoda Konağı burada yer alıyordu. Ali Paşa Vakfı’na ait olan konak Osmanlı İmparatorluğu tarafından kiralanarak İzmir’deki vergileri toplayan ayan ailesine tahsis ediliyordu. Ayanlık sisteminin İzmir’deki son temsilcisi olan Katipzadeler 1800’lü yılların başında mevcut konağı yıktırarak yeni bir konak inşa ettirmişlerdi. 1808 yılında II. Mahmud'un reformları kapsamında ayanlık sisteminin kaldırılmasıyla, Katipzadeler'in de sonu gelmişti.

Katipzadeler'in inşa ettirdiği konak Osmanlı yönetimince valilik binası olarak bir süre kullanılmaya devam etmiş, 1870’li yılların başında ise gelişen ve büyüyen İzmir’e prestijli bir yönetim binası yapılması için yıkılarak, görkemli bir hükümet konağı inşa edilmiştir. Bu bina 1970’li yıllarda geçirdiği büyük bir yangına kadar Hükümet Konağı olarak kullanılmaya devam etmiş, yapı 1980’li yıllarda aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

Sarı Kışla Genel Görünüm, 1880, SALT Araştırma
Sarı Kışla genel görünüm, 1880, SALT Araştırma.

Kışla-i Hümayun (Sarı Kışla)

Konak Atatürk Meydanı’nın kamusal bir kimlik kazanmasını sağlayan en önemli öğelerden biri olan, ancak bugün ayakta olmayan Kışla-i Humayun (Sarı Kışla) meydanın üçüncü inşa edilen yapısıdır. 1826 yılında yaşanan ve Yeniçeri Ocağı’nın sonunu getiren olaylar zinciri sonucunda İzmir’de yeni bir kışla binası yapılması kararlaştırılmıştır. Hükümet Konağı’na yakın bir konumda olan bölge seçilmiş, arazide bulunan işletmeler kamulaştırılmış, binanın ihtiyacı olan ektra arsa ise denizin 20 metre doldurulmasıyla elde edilmiştir. 1829 yılında inşası tamamlanan Kışla-i Hümayun, o tarihe kadar İzmir’e inşa edilen en görkemli yapı olmuştur.

Yapı Cumhuriyet Dönemi’nde İzmir’in en güzel yerini kapladığı, iç mahallelerin hava almasını engellediği, yapısal olarak sorunları olduğu gerekçeleriyle İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve ardından 1950-53 yılları arasında yıktırılmıştır. Bugün yerinde Konak Atatürk Meydanını oluşturan devasa boşluk bulunmaktadır.

Liman Gümrüğü ve Demiryolu

Eski Fransız Gümrüğü olarak bilinen Konak Pier'in inşa süreci, rıhtım inşaatından çok önce başlamıştır. Osmanlı Devleti'nden elde ettiği kapitülasyonlar kapsamında İzmir gümrüğünü de işleten Fransızlar, mevcut yapıların yetmemesi nedeniyle, Bab-ı Ali'den denizi doldurma izni almışlardır. Daha sonra büyük tonajlı gemilerin yanaşabilmesi için dolguyu denize doğru genişletmişlerdir. İhtiyaç oldukça yeni depolama alanları inşa edebilmek için mendireği uzatmışlar ve yüzyılın sonuna doğru 40 metre genişliğinde, 100 metre uzunluğunda bir dolgu alanına ulaşmışlardır.

Konak Pier

1880 yılında, eski gümrük binasının önünde yer alan, henüz dolgusu yapılmamış alan da doldurularak, denize dik konumlanan dolgu iskele üzerine bir gümrük kompleksi inşa edilir. Gümrük binaları, liman ofisleri ve depolardan oluşan yapılar grubu rıhtımın inşasıyla hızla artan İzmir ticareti için yetmemeye başlar. 1888 yılında hazırlanan proje ile mevcut gümrük binası ortada kalmak üzere, yapının iki yanına ekstra depo yapıları eklenir. Konak Pier’in güneye, yani açık denize bakan yönünde ise, iskelenin uzunluğu boyunca, metal direk ve çatısı ile, mavnaların yanaşarak yükleme boşaltma yaptıkları bir kısım yapılır. 1906 yılında, kompleksin tekrar genişletilmesine karar verilir ve bu doğrultuda kompleksin güney ucuna 115 x 50 metre ölçülerinde bir dolgu daha yapılır. Fransız Mimar Alexandre Vallaury'in üstlendiği bu son genişleme projesiyle Konak Pier günümüzdeki görünümüne kavuşur.

İzmir Gümrüğü (Konak Pier), 1900, Sebah Joallier, Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul
İzmir Gümrüğü (Konak Pier), 1900, Sebah Joallier, Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul.

İzmir-Aydın Demiryolu

Osmanlı Devleti, demiryolu ile ilgili ilk tecrübesini Kırım Savaşı sırasında yaşadı. İngilizler tarafından döşenen demiryolu hattının, kazanılan zaferde büyük payı olduğunu farkeden Sultan, İstanbul’daki Avrupa büyükelçilerine bu konudaki ilgisini belirten mektuplar gönderdi.

1856 yılının şubat ayında, Robert Wilkin öncülüğünde İzmir’de yaşayan 4 İngiliz tüccar, İzmir ile Aydın vilayetleri arasında bir demiryolu yapımı için Bab-ı Ali’ye başvurdu. Görüşmelerden sonra Osmanlı yönetimi, İngiltere merkezli olarak kurulmuş “Ottoman Railway Company” şirketine projeyi gerçekleştirmesi için 50 yıl süreli bir imtiyaz hakkı tanıdı. İmtiyaza göre şirket demiryolunun yapımı sırasında kamu topraklarında yer alan madenleri ve ormanları kullanabilecek, hattın 45 kilometre menzilinde yer alan topraklarda düşük vergi ödeyerek madencilik yapabilecekti.

Osmanlı Demiryolu İşletmesi Hisse Senedi, 1905
Osmanlı Demiryolu İşletmesi Hisse Senedi, 1905.
İzmir-Aydın Demiryolu Planı, 1860
İzmir-Aydın Demiryolu Planı, 1860.
İzmir'e mal taşıyan deve kervanı, 1850 - 1900
İzmir'e mal taşıyan deve kervanı, 1850 - 1900.

İzmir’in hinterlandında yetişen ürünler büyük oranda develerle kente taşınıyor, kent merkezindeki büyük depolarda ve hanlarda işlendikten sonra ihraç edilmek üzere limana aktarılıyordu. Malların sevkiyatı sırasında sürekli yaşanan hırsızlık ve eşkiyalık gibi sorunlar yalnızca tüccarların değil, Osmanlı Devleti’nin de başını ağrıtıyordu. Demiryolu yalnızca malların güvenle sevkini sağlamayacak, günler süren taşımacılığı da saatlere indirecekti.

İzmir - Aydın Demiryolu açılış töreni, 1850, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum
İzmir - Aydın Demiryolu açılış töreni, 1850, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum.

İnşaatın hızla başlaması için Kırım’da sökülen tren rayları satın alındı ve 1857 yılının Eylül ayında İzmir’de gerçekleştirilen büyük bir törenle ilk kazma vuruldu. Anadolu’daki ilk demiryolu projesi olarak tarihe geçecek olan İzmir-Aydın Demiryolu, İzmir ve çevresinin ticari potansiyelini göstermesi açısından önemlidir. 19. Yüzyıl içerisinde İzmir’e yerleşen Avrupa kökenli tüccarlar bölgenin ekonomik potansiyelini keşfetmiş, Avrupa pazarında büyük rağbet gören kuru meyve ve pamuk gibi endüstri ürünlerini uzun zamandır İzmir üzerinden ihraç ediyorlardı. Başlarda üreticiden aldıkları ürünlerle ticaret yaparken, elde ettikleri büyük servetler sayesinde satın aldıkları arazilerde üretime başlamışlardı.

İzmir - Aydın Demiryolu İnşaatı, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum
İzmir - Aydın Demiryolu İnşaatı, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum.

Proje 130 kilometrelik demiryolu hattını ve bu hat üzerine inşa edilecek çok sayıda istasyon, depo, atölye, gümrük ofisi, iskele gibi ilişkili yapıların inşaasını kapsıyordu. 1860 yılında tamamlanması planlanan ve üç kısma ayrılan projenin ilk etabı İzmir-Selatin Dağı arasını, ikinci etabı Selatin Dağı’nda açılacak 11 kilometrelik tüneli, üçüncü etabı ise Selatin Dağı - Aydın arasını kapsamaktaydı. Projenin ilk iki etabına aynı anda başlandı. Tünel kazısında 500 kişi, tren hattında ise 3000 kişi çalışıyordu.

Finansal problemler, tünel kazısında yaşanan heyelan nedeniyle projenin değişikliğe uğraması, arazinin yarattığı sorunlar, su taşkınları ve kolera salgını gibi bir çok sebep yüzünden aksayan demiryolu projesi, 6 yıl gecikmeli olarak 1866 yılında tamamlandı. Kuşkusuz tüm hat tamamlanmadan önce bitirilen kısımlarda faaliyet başlamıştı. Osmanlı’da ilk trenin ne zaman hareket ettiği konusunda tartışmalar olsa da, İzmir-Torbalı hattının 28 Aralık 1860’ta törenle açıldığı bilinmektedir.

İzmir'e giriş yapmakta olan bir tren, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum
İzmir'e giriş yapmakta olan bir tren, David Hall McKewan, Victoria and Albert Museum.

Proje kapsamında limanın art alanında bugün Alsancak Garı olarak bildiğimiz gar kompleksi inşa edildi. Yolcu terminali, yönetim binaları, bakım atölyeleri ve lojmanlardan oluşan merkez, ürünleri deniz kıyısındaki bir ahşap iskele üzerinden yüklenip boşaltılıyordu. Rıhtım inşaatın tamamlanmasının ardından sahilde çalışmaya başlayan tramvay hattı, İzmir-Aydın demiryolu için de bir fırsat doğurdu. Tramvay hattı ile demiryolu birbirine bağlanacak, böylece demiryolundan gelen mallar doğrudan kent merkezine ve limana trenlerle taşınabilecekti. Gümrük binasının (Konak Pier) tam karşısına trenlerin giriş yapabileceği bir gar yapısı daha inşa edildi. Böylece Aydın’da yüklenen ihraç ürünü, yükleme boşaltma yapmadan geminin yanına kadar taşınabiliyordu.

İzmir - Aydın Hattı Gümrük İstasyonu, 1880 - 1910
İzmir - Aydın Hattı Gümrük İstasyonu, 1880 - 1910.

Pasaport İdaresi ve Oteller

Kordon'un en canlı bölümü kuşkusuz Pasaport İdaresi'nin yer aldığı kesimdi. İzmir'e gelen yabancıların kente giriş işlemleri burada yapılıyordu. Binanın tam karşısına yanyana dizilmiş oteller ve cafeler İzmir'e ayak basan konuklarını bekliyordu.

Pasaport İdaresi ve Kordon'daki oteller, 1922, Library of Congress
Pasaport İdaresi ve Kordon'daki oteller, 1922, Library of Congress.

Rıhtım inşaatının tamamlanmasıyla birlikte İzmir tam bir liman kent haline gelir. Kordon kısa sürede hanlar, depolar, oteller ve cafelerle dolar. Kent hali hazırda birçok milletten insanın yaşadığı bir Osmanlı şehriyken, ticaret nedeniyle gelen yabancılarla birlikte kelimenin tam anlamıyla kozmopolit bir liman kent haline gelir. Bu çok uluslu, çok dilli şehrin vitrini ise İzmir rıhtımıdır.

Rıhtım inşaatından sadece 20 sene sonra şehrin nüfusu 150 Bin'den 300 Bin'e yükselir. Rıhtım ve demiryolu gibi yatırımlar sayesinde ticaret hacmi hızla artan şehir, bu refahtan pay almak isteyen her milletten insanın akınına uğrar. Bu dönemde İzmir'e gelen seyyahların sayısı tüm zamanların toplamından daha fazladır. İmparatorluğun en büyük ihracat limanı haline gelen İzmir limanı sayesinde kentin de yapısını değiştirmiştir.

Rıhtım'dan genel görünüm, Çınar Atay Arşivi
Rıhtım'dan genel görünüm, Çınar Atay Arşivi.

İzmir 1905 Yılı Sigorta Haritası ve Günümüz

Kordon Yapıları

İzmir Rıhtımı'nda Gündoğdu Meydanı'ndan Konak'a kadar 1922 yangını öncesinde yer alan tüm yapıların üç boyutlu görünümleri aşağıdaki listede yer almaktadır.